Aytül TUNÇSİPER

Şömine yenileme

      Sonunda taşındık. İşte ilk resimler geliyor! Sadece şömineyi değil bütün evi yeniledik ama bence en   anlamlısı bu zavallı şöminenin yaşadığı dönüşümdü.. İlk hali şöyleydi (korkunç yeşil duvarlar cabası…)

Bütün salonu ve tabii ki şömineyi Filli Boya’nın Lületaşı rengi ile boyadık. Yeşili kapamak için 4 kat uygulamak gerekti..

Sonuçta :

Aşağıda ise salonun bütün pencerelerine diktiğim tül ve perdeyi görüyorsunuz..

Şömine salonun güney doğu cephesindeydi yani Feng-Shui’ye göre servet köşesi.Eğer yakılacak olursa para getirir, bizim gibi yakmaya üşenilirse açık ağzından fazlasıyla para kaybetmeye neden olur. O nedenle şöminenin ağzını strafordan kestiğim ve kumaş çiçeklerimi iğnelediğim bir parça ile kapattım. Güney-doğunun rengi olan mor mumlarla ve fanuslarla süslemeyi de ihmal etmedim…

Reklamlar

Taşınıyorum…

Evet, ben de inanamıyorum ama boyumdan büyük bir işe bulaştım. İki katlı villanın her tarafını boyuyorum. 10 gündür çalışıyorum ama halaaa bitmedi. Üstelik taşınsak bile bahçe işi var sırada.  Akşamları yorgunluktan uyuyamıyorum.. Tiner kokusundan başım dönüyor!!! Ama akşamları yine de elişi yapmaktan kendimi alamıyorum. Ve işte bu halimi hiç anlayamıyorum. Umarım en kısa zamanda taşınırım ve bu çileli günler biter.

Marmaris Yeniden…

Yapraklarını dökse bile küsüp bazıları.. Doğa hala güzel. Hala yeşil ve hala kırmızı ve bütün renklerin muhteşem güz dansı…

Sevgili komşularımız Jülide Hanım ve Ali Bey bize bir sürpriz yaparak bu şahane kanepelerle bizi ağırladılar.

 

 

 

 

Çam ağacını çekmeyi unutmuşum. Ama bütün dekor tamamdı.. Mumlar, çam ağacı ve süsleri ..

 

 

 

 

Tabii biz masa ile ilgilenmekten başka birşey düşünemedik!!

 

 

 

 

İçecek olarak sunulan sıcak şarap da çok güzeldi.

 

 

 

 

Ardından gelen meyva sepeti ise sanki süs meyvaları gibiydi. Gerçek olduklarını öğrenince hepimiz pek sevindik:)

 

İstanbul’da Tiramisu

Herkesin bir beklentisi vardır İstanbul’dan.. Kimi olgun, kimi genç bir aşık  gibi sarılır O’na. Kimisi için paylaşmayı seven bir anne kimisi içinse hırçın bir sevgili.. Bazılarını çok sever İstanbul , bazılarını üzer..Benim için ise İstanbul.. sadece ve sadece Moda Kırıntıdır. Orada yediğim yemeğin ardından gelen Tiramisudur. Budur. İşte bu kadardır…

Eski kumaşları atmayın.. Onlardan çok güzel çiçek oluyor!! Atık yünlerle orta kısımları örülüyor. İnternette pek çok yerde tarifi var. Ama ben de yakında koyacağım. Ayrıca eski bambu Amerikan servislerin de çubuklarına geçirerek bu çiçeklerle saksıları süsleyebilirsiniz.

Benim de parça yünlerden yaptığım bir battaniyem var. Ama herkes gibi “hanım dilendi bey beğendi” modeli değil de serbest stil çalışmıştım. Bir de benim bir huyum var tığ yaparken belli bir modele sadık kalamıyorum, bütün modelleri uyduruyorum. Dolayısıyla bu battaniyede sayısız “uyduruk” motif var!!! Herşey iyi de bunları birleştirmek için kızımla 2 gün uğraşmıştık. Serbest stil olduğundan puzzle dan beterdi..

Etiket Bulutu